|
Ülkemiz ili olan Sinop 2081 yıl önce dünya ya gelmiş
daha sonra Atina´ya gitmiş ve yaşamış bir filozof vardı.
Kimdir bu biliyormusunuz? Tarihlerde yunan filozofu
diye geçen hani hükümdar büyük iskender var ya onun
hocası. Bu Imparatora gölge etme başka ihsan istemem
diyen sinoplu DIOGENES´dir (M.Ö.413- 327) yıllarından
yaşadı. Sinin Okulu´nun kurucusu Antisetenses´in en
ünlü öğrencilerinden biri.
DIOGENES Erdem en büyük yücelik iyiliktir demekte.
Bilim, şan, şeref ve zenginlik horgörülmesi gereken
kötülüklerdir. Bilge kişi, istediklerini aşmasını ve
ihtiyaclarını en az dereceye indirmesini bilen kişidir
demekte. DIOGENES her mevsimde yalın ayak dolaşır, tapınakların
kapısı önünde Paltosuna sarılarak yatar. O meşhur fıçısında
yatardı. Evi barkı idi. Insanlığa ışık verebilmek, bilim
ve ilim dağıtmak, düşüncelerini zenginleştirmek için
gerçekleri yansıtan yaşamaları sürdürmüştür. Gündüz
gözüne ATINA sokaklarından elinde fenerle dolaşarak,
halkın içinde bulunduğu çalkantıları dile getirmiştir.
Halktan kişiler sormuşlar elindeki fenerle dolaşan filozofa:
- Ne yapıyorsun Hoca?
- Adam arıyorum adam demiştir
Malesef ülkemizde bizlerde insan arıyoruz insan bizlere
hizmet edecek gerçek erdemli devlet adamlarına, aydınlara
ihtiyaç var. Hak ve Özgürlükleri güvence altına alacak
bunları uygulayacak yetişmiş devlet adamlarına ihtiyaç
var. Bir kez daha yenilemekte yarar var.
Hak ve Özgürlük farklı şeylerdir. Özgürlük başkalarına
zarar vermemek koşuluyla yurtdaşın bir şeyi yapmasını
engellenmemiştir.
Devletin oradaki görevi, hak ve özgürlüğe yasaklamamak
ve özgürlüğe yönelecek saldırılara karşı güvence oluşturmaktır.
Hak ise, bir şeyi bizzat devletin yasalarla güvence
altına alması, sağlaması demektir.
Demokrasilerde devletin faklılıklara saygı göstermesi,
özgürlüklerin gereğidir. Ama devletin farklılıklara
hoşgörü göstermesi başkadır. O farklılıkları kalıcı
kılacak, kurumlaştıracak adımlar atması başkadır.
Devletin, kalıcı olması için, kurumlaşması için çaba
göstermesi gereken şeyler farklılıklar değil, benzerliklerdir.
Farklı olanların bütün oluşturmasını sağlayan özellikdir.
Bu nedenledirki demokratik devlet herkesi farklılıklarıyla
eşit olarak kucaklamıştır.
Aydın olmanın erdemi ise, kula kulluk değil, inandığı
davanın ve hiç bir karşılık beklemeden kişisel çıkar
gütmeden yoluna devam eden insandır. Aydın insan kendi
için değil dünya insanlığına bir damlada olsa ışık saçan
yüceliktir. Bu yücelikler ve değerler, ne para, ne şan
nede şöhretle satın alınamaz. Kenine kul köle yapmak
isteyen soytarıların baskısına kulak asmaz. Inandığı
davada taviz vermez.
Hey dost işte buyurun muhabbet meclisine her konuda
halkın huzurunda tartışmaya. Herkes dağırcığındakini
döksün, döksünki kim olduğu ortaya çıksın. Bu cambazlar
Halk huzurunda tartışmaktan kaçmaktalar, çünkü cahilikleri
ortaya çıkacaktır. Bu yüzden değilmidirki kaçtikları,
bu yüzden değilmidirki dedikodu ve ayak oyunları oynadıkları,
çağırıyorum sizleri halkın huzuruna bütün masraflarıda
bana ait olmak kaydıyla.
Sinoplu Diogenes 2081 yıl önce Atina sokaklarında Adam
arıyorum adam diyordu. Bende Almanya´nın Lübeck şehrinde
insan arıyorum insan diye bağırıyorum sözüm tutulursa.
|