| |
Anasayfa
|
HDF Kamuoyu Açıklaması: Sivas Katliamını Unutmadık ! |
Föderation der Volksvereine türkischer Sozialdemokraten e.V. Sosyaldemokrat Halk Dernekleri Federasyonu Dachverband der türkischen Sozialdemokraten in Europa HDF Geschäftsstelle Berlin Oranienstr. 22, 10999 Berlin Tel.: 030-616 56 384, Fax: 030-616 56 385 www.hdf-online.de
Bu e-Posta adresi istenmeyen postalardan korunmaktadır, görüntülemek için JavaScript etkinleştirilmelidir.
Kamuoyu Açıklaması:
SİVAS KATLİAMINI UNUTMADIK!
2 Temmuz 1993 te Sivas’ta Madımak Otelini kuşatan gözü dönmüş Laik Cumhuriyet düşmanı yobaz kitlesi bir yandan tekbir getirirken, bir yandan da ’’Cumhuriyet burada kuruldu, burada yıkacağız’’ diye haykırıyorlardı. Cumhuriyetin kuruluşundan beri pusuda bekleyen şeriatçıların kanlı ayaklanmalarından biriydi Sivas katliamı.
Kubilay’ın başını kesenler, Çorum’da masum insanlara saldıranlar, Maraş’ta kadın, çocuk, yaşlı demeden katledenler aynı amacın peşindeydiler. Laik Cumhuriyeti yıkmak, yerine şeriat düzenini getirmek. Her seferinde geri püskürtüldüler. Laik Cumhuriyetin savunucuları, cumhuriyete ve cumhuriyet devrimlerine sahip çıktılar. Çağdışı şeriat düzenini kanlı ayaklanmayla getiremeyeceğini anladıkları için, ABD’nin desteğiyle siyaset yoluyla amaçlarına ulaşmaya çalışmaktadırlar.
Bir kısım işbirlikçilerin, gaflet ve delalet, hatta ihanet içinde bulunanların yardımıyla şeriatçılar ve karşı devrimciler iktidar oldular. Çıkar çevrelerinin medyalarında ’’değiştiler ’’ yutturmacalarıyla halkı kandırararak, 12 Eylül faşizmimin getirdiği seçim sistemi sayesinde yüzde 34 oy oranıyla neredeyse anayasayı değiştirecek çoğunlığa sahip oldular.
1945’ten beri ABD’nin,Ortadoğu ve Türkiye’de kurmak istediği Ilımlı Şeriat düzenini gerçekleştirmeye başlamışlardır. Büyük Ortadoğu Projesi ile AKP iktidarı Türkiye’de ılımlı şeriatı yerleştirmek için görevlendirirlmiştir. ABD ve Avrupa Türkiye’yi Laik demokratik bir ülke yerine İslam Cumhuriyeti olarak görmek istemektedir.
İktidarın büyük çoğunluğu, bakanların çoğunluğu tarikat üyesidir. Bütün bakanlıklar, laiklik karşıtlarınca AKP yöneticilerinin yakınlarıyla doldurulmaktadır. TRT’de adım adım kadrolaşma sürmekte.
YÖK yasası ile öğrenim birliği yasası ortadan kaldırılarak, üniversiteler laik eğitim yerine, şeriatçı yetiştiren medreseler durumuna getirilmek istenmektedir.
Din adamı yetiştirmesi amacıyla kurulan İmam Hatiplilere üniversite yolunu açarak Laik Türkiye Cumhuriyeti’ni ele geçirme planları şimdilik beklemeye alınmıştır. Her karşı-devrim hamlelerine gösterilen tepkiye göre geri çekilip pusuya yatmaktadır.
Kısmen dini kurallara göre yönetilen islam ülkelerinin başkan, başbakan, bakan eşleri başı açık ve modern giyinmelerine karşın, Laik Türkiye Cumhuriyetinin Başbakan eşi, bakan eşleri, Meclis Başkanının eşi içerde ve dışarıda laiklik çelişen, tesettürlü, türbanlı giysilerle modern Türkiye’nin devrim yasalarını kasıtlı olarak çiğnemektedirler.
Başbakan, her dış gezisinde ülkesini yabancılara şikayet etmekte, Müslümanların dört kadınla evlenebileceği konusunda fikirler beyan etmektedir.
Başbakanlık Müsteşarı, artık din yasalarının geçerli olduğu bir yönetimi savunmakta, başbakan ve müsteşarı düşüncelerinin arkasında olduğunu söylemekten çekinmemektedirler.
Başbakanın Baş Danışmanı zat, Kadiri Tarikatının ayinlerine katılıp zikir çektiği gazetelerde boy boy resimleri yayınlanırken yeke yek proğramlarında danışıklı soru- yanıtlarla AKP;nin değiştiğini, başarılı olduklarını kantılamaya çalışan sözde gazetecilerden en küçük tepki gelmemekte.
Kendilerine engel olacak güçleri Avrupa Birliği’ne uyum kisvesiyle safdışı bırakacak yasaları çıkarırken, kendileri ve yandaşlarının her türlü suçlarını yargıdan kurtarmak için af yasaları çıkartmaktadırlar.
Ülkemiz, hızla ve planlı bir şekilde karanlık bir geleceğe götürülmektedir. Mecliste ve meclis dışında Cumhurbaşkanı ve yurtsever aydınlar dışında tutarlı bir tavır konmamaktadır.
Vakit çok geç olmadan daha nice kanlı Sivas Katliamlarının olmasını istemeyen tüm çağdaş yaşamdan yana olan, Laik Cumhuriyetten yana olan, kadının eşitliğini savunan, demokrasiden yana olan, kendilerini bir eşya gibi görmeyen, yaşamın her alnında eşit haklara sahip olduğuna inanan tüm kadınları ortak mücadeleye çağırıyoruz.
Bizim, HDF olarak Mustafa Kemal Atatürk´ün ilkeleri doğrultusundaki mücadelemiz, halkımızın, Laik, demokrat Türkiye Cumhuriyetimizin karanlıktan ve bağımlılıktan kurtuluş mücadelesidir.
Ülkemizin aydınlık güçleri, halkla elele, bağımsız, mutlu, uygar Türkiye’yi çağdaş düzeye getireceklerdir.
Yıldız Akalın
HDF Genel Başkan Yardımcısı |
|
|