Hukuk
Kosesi |
 |
Konuk
Yazarlar |
 |
|
|
|
| |
VELİLİK
Alevi inancında veli, Şah-i Ve-layel Ali'dir. Hz. Muhammed'in
gelmesiyle peygamberlik devri sona ermiş, velilik devri
başlamıştır. Velilik bizzat Hz. Ali'den sadır olmuştur.
Cümle veliler ona bağlanmıştır. Hünkâr Bektaş Veli'de
Ali'nin velayeti doğrudan tecelli etmiştir.
Tanrı'nın Hz. Muhammed aracılığı ile gönderdiği buyruğun
insanlara bildirilmesi "NÜBÜVVET" (Peygamberlik,
risalet)tir. Peygamberliğin son halkası İse Hz. Muhammed
'dir. Velayet, Tanrı'nın kendine dost kişiliği ve verdiği
ilhamla yaratıcı varlığına kattığı kişiye verilen sıfattır.
Velayete sahip olan kişi, veli veya veliyullah, Tanrı'nın
buyruğunu, hüküm ve lasarrufunu batini yoldan gerçekleştirir.
Bu İtibarla ölüm ile sona ermez. Tanrı'nın emri ve velinin
bildirimi ile velilik bir başkasına geçer. Başka birisinde
tecelli eder. Bu uyarma ve yüceltme görevi bu yolda sonsuza
kadar sürecektir.
Pir, Tann'ya ulaşmayı amaçlayan doğru yolun önderidir.
Erenlere ve ulu kişilere de pir sıfatı verilmekle ise
de, terim olarak ta doğru
yolun önderidir. Hünkâr Bektaş Veli, velilik sıfatı yanında,
pir ve
mürşid olarak ta tanımlanmıştır.
KUTB-ÜL AKTAB Tann'nm velilere verdiği güç ve yetkiye
sahip kişi anlamına gelir. Veliler, Mürşitler... el ele,
e! hakka şiarıyla Tarık-i Müstakim (Doğru Yol), Ta-nk-ı
Nazenin (Yüce Yo!)da yetişen ve Güruh-u Naci süreğine
katılmış olan kişilerdir. Arifler ve erenler bezim'ne
kavuşabilmek, mürşid buyruğuna ve yolun kurallarına içtenlikle
uymaya bağlıydı.
Bir çok sahabe tarafından Hz. Muhammed'in "Ümmetim
yetmişüç bölüğe bölünecek, bunlardan yalnız bir bölüğü
necad bulacak" sözünü söylediği rivayet edilmektedir.
Necad bulmuş, yani kurtuluşa ermiş topluluk anlamına gelen
"Güruh-u Naci"ye dahil olabilmek Alevilerin
itikadınca, cümle evliyanın ser çeşmesi olan Hünkâr'a
bağlanmak ve onun yolunda yürümekle ve onun (ertemiz suyunda
arınmakla mümkündür.
Gel ey sofu bize güman edersen Yedullah babında nişanımız
var Biat edip bize iman edersen Sana gösterecek nişanımız
var
Ehlibeyt'e iman etmeyen kişi İkrarsız imansız yularsız
başı Yaklaşma yanına iblistir işi Ona lanet okur lisanımız
var
Biatsız kişinin imanı yoktur Ona lanet edin ziyanı yoktur
İman cemaledir yolları Hak'tır Gidersen gel-karış kervanımız
var
Muhammed Ali'den kaldı bu biat İnkâr edenlere sethezar
lanet Ehlibeyt yolunda çekeriz gayret Kerbelâ çölünde
al kanımız var
Kul Pervanem bu söz bize yadigâr Biatsız adama indi Zülfikâr
Biz deriz ki, zahir, bâtın aşikâr Hünkâr Bektaş gibi sultanımız
var |
|
|
|
|
|
|
|