| |
Derleyen: Musa DIKMAN
GARDAŞ
Sana bir nasihatim var
Gel yanima hele gardaş
Hak'kı uzakta arama
Gezme elden ele gardaş.
Harama uzatma elini
Zinadan sakla belini
Her yerde hifset dilini
Dil getiri bela gardaş
'
Ararsan kamili ara
O bulur derdine çare
Her suyun geçidini ara
Getmiyesin sele gardaş
Hatayım yazmış fermanı
Bulasın derde dermanı
Terse savurma harmanı
Denen gider yele gardas,
SiNASİ DEDE
Sensiz geçen güinlerin acisını, sana olan özlemimizi,
sevgimizi ve aziz hatiraların ebediyen kalbimizde
taşıyacağımız kiymetli yazar.
Hümanist insan, sevgili Dede'miz. seni Hak'ka uğurlayışımızın
3. sene-i devriyesi olan 28 Nisan'da seni bir kez
daha anacağız ve seni hiç unutmayacağız. Sen kabrinde
rahat uyu. ruhun Şad olsun.
Sadık SATILMIŞ / Yılmaz BAKAR Homburg-Saar
Çorum'un Boğazköyü kasabasının Yazır köyünden olan
Aşık Sefil Ali bir Ramazan gününde Çorum'da içki içerken
Arif isminde bir bekçi bunu yakalar. Ve karakola götürürr.
Sorgusuz sualsiz hemen nezarete atarlar. Ve sabah
başkomser gelince huzuruna çıkarırlar. Baş komser
suçun ne diye sorunca şu 5'li demeyi söyler:
Dinle şimdi çorumlunun fendini
Mazlum oğlu Arif tuttu demini
Şimir soyu büktü benim belimi
Mazlum oğlu Arif tuttu demini
Bilemedim neciymiş, ne imiş
Bekçi başlarında dik daban imiş
Cereklerin arasında büyümüş
Mazlum oğlu Arif tuttu demini
Sabaşa hiç durmayip ürdünüz
Bir tarla apayı yedi böldünüz
Su içerken kulağınızı gördünüz
Mazlum oğlu Arif tuttu demini
Kova kova ormanlara soktuğum
Koltuğunuza kurşuncağız çektiğim
Gözüi çirkinlere lazımcağız yaptığım
Mazlum'oglu Arif tuttu demini
Sefil Alim dem tutturdum zorunan
Yezit gününüi görsün ahi zarınan
Başında üç beş tane ladenlerinen
Mazlum oğlu Arif tuttu demini
Bu beşlikten sonra komiser bekçi Arifi çağırır, "Oğlum
bu adama para verin, içkisini alsın içsin, bir daha
da böyle Hak ehli kişileri karşıma çıkarıpta soyumuzu
bize tekrar hatırlatmasın" der.
|
|