KAMUOYUNA,
BASININ DEĞERLİ TEMSİLCİLERİNE
YARGIDAN GERİ ADIM…
ZORUNLU DİN DERSLERİ ZULÜMÜ
'TELAFİSİ GÜÇ ZARAR' DOĞURMUYORMUŞ (!)..
Alevi Bektaşi Federasyonu Genel Başkan Yardımcısı
Ali Kenanoğlu'nun, çocuğunun zorunlu din dersi almaması
için 5. İdare Mahkemesi'nde açtığı davada yeni bir
aşamaya gelindi. Yerel mahkeme, yürütmeyi durdurma
kararı verirken şimdi yapılan itiraz sonucu Bölge
İdare Mahkemesi yürütmeyi durdurma kararını kaldırıldı.
Bu davanın bittiği anlamına gelmiyor. Hukuki süreç
işliyor.
Yürütmeyi durdurma kararında rutin bir gerekçe sunuluyor
ve "telafisi güç zararlar ortaya çıkmayacağı"
belirtiliyor.
Yargının kararına saygılı olduğumuzu belirtmekle beraber,
ifade etmek gerekirse bu gerekçe çok da haklı değildir.
Çünkü mahkeme kesinleşinceye kadar, Alevi çocuğu,
sadece Sünni inancının anlatıldığı zorunlu din dersini
almaya devam edecektir. Alevi çocukları için artık
bir işkenceye dönüşen uygulama dava açan çocuğumuz
bakından devam edecektir. İnsan haklarına aykırı olarak,
inanmadığı bir inancın ibadetlerini öğrenmek hatta
bazı okullarda olduğu gibi zorunlu olarak camilere
götürülecek ve kendisine namaz kıldırılacak, Sünni
inancının dualarını ezberlemek zorunda bırakılacaktır.
Bu durum çocuğun kişiliği üzerinde "telafisi
güç zararlar" ortaya çıkarmayacak mıdır? İnancıyla
ilgili ailesinden aldığı bilgilerle, derslerde öğrendikleri
arasında çelişki yaşamayacak mıdır?
Farklı inanç ve kültürlerin bir arada olabileceğine
inanan, inanç özgürlüğüne saygı duyan Alevi Bektaşi
Federasyonu, 'yürütmeyi durdurma kararının iptal edilmesi
gerekçesi olan "telafisi güç zarar" ifadesini
doğru bulmamaktadır. Kararı her ne kadar yargı organları
vermişse de, karar Avrupa Birliği (AB) Komisyonu İlerleme
Raporlarına, Avrupa İnsan Haklarını ve Temel Özgürlükleri
Koruma Sözleşmesi'ne aykırıdır.
Kurumumuzun uluslar arası sözleşmelere, insan haklarına,
inanç özgürlüğüne aykırı bulduğu bu zulüm ile ilgili
hukuki mücadelesini sürdüreceğinin herkes tarafından
bilinmesini istiyor ve hükümete bir kez daha Alevileri
asimile amaçlı zorunlu din dersi uygulamasına son
vermesi çağrısında bulunuyoruz. Aksi takdirde, Avrupa
Birliği'ne giriş sürecinde zorunlu din dersleri uygulaması,
Türkiye'nin önünde engel olmaya devam edecektir.
Av. Fevzi Gümüş
Genel Sekreter